YABANCI DİL DESTEĞİ SEÇİNİZ
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/burhanettintandogan
Takvim
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam164
Toplam Ziyaret219
Site Haritası

TOL MEDRESE

TOL MEDRESE

                                                                   

Tol Medrese’ye akşam

Nihavent bir yağmur gibi  indi inceden

İndi apansız

İndi destursuz

Tül

Tül

Perde

Perde

 

Cumayı cumartesiye bağlayan

bu Temmuz akşamında

ansızın bastıran yağmurdan

korunmak için,

okul çıkışındaki çocuklar gibi şen,

okul çıkışındaki çocuklar gibi telaşlı,

kaçışırken insanlar

sırtımı dayayıp asırlık çınara,

Dinledim yağmurun sesini

Nihavent bir şarkı dinler gibi

Dinledim sesini yağmurun

Bin yıllık bir ninni dinler gibi

 

Meydan Cami’nin Minaresi

koca bir ney olmuş üflüyor uzaktan

mağripten maşrıka

yapayalnız kalmış

yağmurda ıslanmış

bir kamış gibi

 

Çocukken

Tol Medrese’nin damına çıkmaktı

 en büyük zevkimiz

Korkarak,

                  ürkek ,

                           telaşlı,

                                        kaçak.

Çınar ağaçlarının gölgesinde

buz gibi taşlara

sırt üstü uzanarak

aşağıdan ödünç aldığımız kitapları

bir solukta okuyarak,

koklayarak

uçardık.

Bilmezdik

Neden bazı kitaplar

Neden gece sokağa çıkmak yasak

 

Hicri 740 yılında

Tol Medreseyi yaptıran gazi,

 ibadet eden, bilgin ve büyük emir

Karamanoğlu Mahmutoğlu

 din ve dünyanın zineti  Baha-Üddin Musa

Yazdırmış duvarına

”Bu dünya’dan ne cihanlar gelip geçti

Nice Başbuğların köşkü ve tahtı dünyada kaldı.

Bu dünya sadece Allah’tır.”

Tol Medrese’ye akşam,

Nihavent bir yağmur gibi  indi inceden.

İndi apansız.

İndi destursuz.

Tül

Tül

Perde

Perde

 

Yaz yağmuru gibi geçti zaman

Geçti  günler geceler

 

Cumayı cumartesiye bağlayan

Bu Temmuz akşamında

sırtımı dayayıp asırlık çınara

dinledim zamanın sesini

Nihavent bir şarkı dinler gibi

dinledim sesini zamanın

Bin yıllık bir ninni dinler gibi.

 

Bu şehir  ki  koca bir eyvandır

Firan Kalesi’nin revakları altında

Serin

 

Eteklerinde kapkara keçiler

Tüyleri kızgın güneş altında  pırıl pırıl

Yanan keçiler

 

zamanı bekleyen o muhteşem bekçiler

 

Kaç kez

Kebenden dönen keçi sürüleri gibi

Çıngıraklar eşliğinde

Simsiyah  önlüklerimizle

Sevinçle dağıldığımız bu avlu

arkamızdan gür sesiyle “yavaş olun yavaş olun”

diye bağıran okul müdürü

 

Barajla beraber yavaş yavaş sular altında kalan vadi

Usul usul sislere ve sulara gömülen  Alaköprü, Nadire

Akşam karanlığına gömülen

Çınarlısu,Havasıl,Tekke,Fabrika

 

Yavaş olamadık hocam

Manamas Köprüsünün üstünden akıyor şimdi

bin yıllık sular…

 

Manamas Köprüsü yemyeşil sulara gömülmüş

Üstünden balıklar geçer

Manamas Köprüsü kaybedilmiş

 zümrütten bir yüzük

 gayrı sularda yüzer

 

Baraj doldu,sular ne varsa altına aldı

Yoksul halkın eline üç kuruş para geçti buruk

 

Aynalı keçi yavrularının oynaştığı

Yamaçlardan artık balık sürüleri akacak

Bu yurdun güzel insanları aydınlatıyordu memleketi

Demek ki artık dağı, taşı, suyu da aydınlatacak

 

Baraj doldu, sular ne varsa altına aldı

Akmanastır, Sarımazı, Kazancı yavaş yavaş

Gecenin karanlığına ve sislere gömüldü uzaktan

Sislere gömüldü Nadire Kanyonu

 

Karpuzlar kesildi, kadehler doldu,

Nihavent  bir şarkı yükseldi Zeyve’den

Gecenin karanlığında yayıldı

Arnava’ya, İrnebol’a, İzvit’e

Yayıldı usul usul Balkason’a, Gargara’ya, Fariske’ye,Güzve’ye

 

Gecenin karanlığına ve sislere gömülürken bir bir

Köyler, kasabalar bu güzel ülke

meclisler sofralar kuruldu,

kadehler doldu,

petek petek ballar, kıpkırmızı narlar,

ateşte nar gibi

kızarmış balıklar

 

Tol Medrese’ye akşam,

Nihavent bir yağmur gibi  indi inceden.

İndi apansız

İndi destursuz

Tül

Tül

Perde

Perde

                                                                                   Adnan Açıkbaş